Kılıçdaroğlu, Ruhat Mengü'ye sahip çıktı

Kılıçdaroğlu, Ruhat Mengü'ye sahip çıktı

Partisinin Genel Merkezinde düzenlenen Bilişim Sorumluları Toplantısı'nda konuşan Kılıçdaroğlu, Vatan'dan kovulan Ruhat Mengü'ye sahip çıktı.

Medya-07 Aralık 2013, Cumartesi - 19:54

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu , iktidarı eleştiren gazetecilerin işine son verildiğini, bunun son örneğinin de Ruhat Mengi olduğunu ifade ederek, "Eğer iktidar yalakalığına bir medya patronu soyunursa o gazeteleri alıp okumamak da herhalde bizlerin görevidir. 'Kamudan, devletten ihale alacağım, kendimi ona mahkum hissediyorum' diye yola çıkanların yanında olmayacağız. Biz özgür ve bağımsız Türkiye'nin yanında olacağız" dedi.

Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin zor bir süreçten geçtiğini, insanları artık gazeteleri ürkerek okuduğunu, ülkenin bir vesayetten başka bir vesayete savrulduğunu söyledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bir ile gitmeden önce adeta sıkıyönetim uygulandığını savunan Kılıçdaroğlu, vatandaşların eylem yapacakları gerekçesiyle gözaltına alındığını, iş yerlerinin kapatıldığını, adeta sokağa çıkma yasağı uygulandığını öne sürdü.

Kılıçdaroğlu, 21. yüzyıl Türkiye'sinde hiçbir demokraside rastlanmayan uygulamalar yaşandığını ifade ederek, "Baskıyı topum damarlarına kadar hissetti ve hissediyor. Sadece yurttaşlar mı bunu hissediyorlar, sivil toplum kuruluşları, sendikalar, barolar, toplumun aydın kesimleri, üniversiteler bu baskıyı hissediyorlar. İçinde bulunduğumuz koşullar sıradan değil. Buna iktidar ileri demokrasi diyor. İleri demokrasi altında bunları yaşıyorsak normal demokrasi olsaydı kim bilir daha neleri yaşayacaktık" diye konuştu.

Gazeteciler, milletvekilleri, avukatlar, belediye başkanları, askerler, akademisyenlerin hapiste olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "İnsan gayri ihtiyari düşünüyor nasıl bir Türkiye burası? Hadi onlar hapiste, dışarıda olanların durumu nasıl? Onlar da kendilerini yarı açık cezaevinde hissediyor. Telefonları dinleniyor, konuşamıyorlar, çekiniyorlar, korkuyorlar. Bu tablo hepimizin her gün tanık olduğu bir tablo. Sadece bunlarla mı sınırlı? Savunma hakları kısıtlanıyor. Savunma hakkı insanlığın varlığından bu yana en kutsal haktır. Kısıtlanıyor. Sahte delillerle insanlar aylarca, günlerce, yıllarca hapislerde tutuluyor. O kadar ki adeta bunlar olağanlaştı Türkiye'de. Tepki veremez bir toplum haline süratle Türkiye dönüştürülmek isteniyor. İçinde bulunduğumuz koşullar sıradan değil. Bir askeri dikta yaşamıyoruz. Bir vesayetten başka bir vesa doğru sallanan bir Türkiye görüyoruz. Hepimizin dikkatle izlemesi gereken Türkiye."

ktidarı eleştiriyorsanız patronun ilk işi o gazetecinin işine son vermek"

Yargının tümüyle siyasallaştığını, Başbakan Erdoğan'ın "Yargı gereğini yapacaktır" diyerek yargıya talimat verdiğini ileri süren Kılıçdaroğlu, "Güçlerin tekleştiği bir Türkiye, her şeyin bir kişinin iki dudağının arasından çıkacak bir söze bağlandığı Türkiye" dedi. Türkiye'de gazetecilik yapmanın giderek cesaret isteyen bir iş olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Gazetecilik, eskiden gururla yapılırdı. Şimdi korkarak yapılıyor. 'Acaba başıma bir şey gelebilir mi' diye insanlar ürküyorlar. Türkiye hapisteki gazeteci sayısı itibariyle dünyada bir numara. Bu tablo 21. yüzyıl Türkiye'sine yakışan bir tablo değil. İktidarı övmek, yaratılan yeni medyanın temel görevi oldu. Eskiden yandaş medya diye bir kavram yoktu, şimdi yandaş medya diye geniş bir yelpaze var. Açarsınız o gazeteleri, televizyonları iktidar övgüsüyle doludur. CHP'yi eleştirmek zaten onların temel görevi. Eğer beğenmeyip iktidarı eleştiriyorsanız patronun ilk yaptığı iş o gazetecinin işine son vermektir. Son örneği Ruhat Mengi kardeşimizdir. Onun da işine son verildi. Eğer iktidar yalakalığına bir medya patronu soyunursa o gazeteleri alıp okumamak da herhalde bizlerin görevidir. 'Kamudan, devletten ihale alacağım, kendimi ona mahkum hissediyorum' diye yola çıkanların yanında olmayacağız. Biz özgür ve bağımsız Türkiye'nin yanında olacağız." -"Demokrasi açısından en büyük tehlike"

Güçler ayrılığı ilkesinin teke indirilmesinin demokrasi açısından en büyük tehlike olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Bu, bütün çağdaş dünyanın gördüğü bir gerçektir. Türkiye'yi bir diktatörün yönetimine teslim edemeyiz, etmemeliyiz. Bu bizim temel görevimiz. 'Astığım astık, kestiğim kestik' buna izin vermeyeceğiz. 'Sizin güvenceniz benim.' Sen kimsin, sen bu ülkenin güvencesi oluyorsun. Bu ülkenin güvencesi hukuktur, hukukun üstünlüğüdür, anayasadır" diye konuştu.

Bir dönem "Sivas'ın ötesine geçememekle" eleştirildiklerini belirten Kılıçdaroğlu, 81 ile projelerle, özgürlük ve demokrasi manifestosuyla gittiklerini söyledi. Kılıçdaroğlu, "Çünkü biz bu ülkeye gerçek anlamda demokrasiyi getirmek istiyoruz" dedi. 

En Son Eklenen Galeriler »
Yorumlar



  • 0